23 May 2010

akşam olduuuu ,penceremde....,


söz gereklimi bu saatde....

masa süsleme ....hoooop bitti işteeeeeee....bu ilkiydi...sınavı geçersek,devam....


eveeet,sonunda iki dakikalık bir iş işte,bitiverdi,taktakıştır,yak yakıştır,bu duruma uyar değil mi,,,,umarım sınavı geçebiliriz.....yeniden yine yapabilirim,canıyürekten hemde.....dün,tüm çiçekcileri gezdik,korsanlarla(manken cansız olup kendileri)resim çektik,kahve içtik,sonra,forum ikea, yemek yedik...mağazalar,akşam oldu birden...annekokulumla beraber....ne şanslıyım ben,anem bana böyle bir miras bıraktı ardında giderken... anne kokulu teyzeler.......

tansel ve chris için .......çok keyifti benim için...


haftasonu bir ödevim vardı...tansel in çeşmedeki evlilik yemeğine masa süslemesi ödevim... sevgili damadımız,yüzleri görünür kılacak şekilde bir çiçek dizaynı istemiş,bencede iyi bir karar...lakin,az olan güzeldir..ilkesinde olduğunu düşünmekte olduğum taaaaa ABD deki Tansel e,beğendirebilmek adına

,kendimi çok zorladığımı söylemeliyim,sade kalabilip,yaramazlık yapmamak adına.. ve sonunda,elimde bu güllerle döndük eve. arkadaşım,anne kokulu teyzem,arkadaşlarımın annesi NECLA YILMAZER İLE...EVET,yaşın önemi olmaz bende,ruhu ile gezebiliyor ve keyif alıyorsam hele...çoook güzel bir cumartesi yaşadım TANSEL sayende....teşekkür ederim...bu ertesi gün,yani bugünün resmi. zira gezmekten ödevimi günügününe yapamadım....şimdi başlıyorum,ama birazcık,çiçeklerinin tadını çıkarayım mı.....

20 May 2010


yıllardan yıl eklemek yaşımıza,ruhumuzdan ışıldıyorsa çocuksu bakışımız,avcumuza alıp uzatabiliyorsak yüreğimizi,arkadaşımıza,korkmadan çekinmeden sevgimizi sunabiliyorsak,ne kadar sevildiğimizi bilmeksizin,sırf ben seviyorum,önemli olan budur diyebilip,yanmaktan incitilmekten korkmadan,yüreklice,ki gerçekten benim için zor bir iştir,risk almayı bir tek sevgide başarabilirim,o da yüreğimdeki sevgiye olan güvencimdendir,zira insan ancak sevdiğinden emin olabilir,ne kadar sevildiğini asla bilemediğindendir bu da.....alan alır,kalan sağlar benimdir,kendi bilir misali garip bir cengaverliktir ama......işte yıl almanın en güzel yanı bu... aynada çizgi saymam ben,şimdilik....DOSTLARIMIN SEVGİSİ YÜREĞİMDEYSE,RUHUMUN IŞILTISINDAN,AYNA PARILDIYOR,ÇİZGİLERİ GÖREMİYORUM .......

insanın asaleti,erdemden gelir,doğuştan ,ya da edindiği konumundan değil... ne mutlu bize ki,üzerinden 20 yıl geçtiği halde,maskelerle gelmemişiz bugüne... 15 mayıs 2010 egetıp fak. mezuniyetinin 20. yılında ilk kez denk düştü yollarımız 20 yıl sonra. sınıfın üçtebiri de olsa sanırım 100 e yakın arkadaştık.ve herbirimiz öylesi içten,öylesi sıcak yüreklerimizle kucakladık ki birbirimizi.hoş olan,belki ikitek kelime etmediklerimizle bile yüreklerimizi elimize alıp tokalaşabilir olmamızdı bence.elimiz yüreklerimizde değdik birbirimize. belki,görmeği istediğimiz buydu,onu yaşattık kendimize,ya da gerçekten böylesi özlem doluyduk geçmişteki,gençliğimize... 18 yaşında o koskoca ege tıp fakültesine ürkerek adım atarken,6 yıl boyunca umutlarımızı taşıdık yarınlarımıza. bugünü yaşamak 1984 de başladığımız ortak yaşamımızda ,hayaldi bizim için. herbirimizin kulağında, mezuniyet törenimizin o tatlı ve gizemli müziği kaldı ,1990 da ayrı yollara düşerken...gizemliliği,ne sürprizler geleceğini beklememizdi sanırım yaşamdan. umut doluyduk.ve hepimizin hikayesi başka oldu....bugüne geldik....tercihlerimiz,seçimlerimiz,ya da hayatın bize seçtirdikleri ile......şimdi,gururla,işte o benim arkadaşım dedirten ,başarılara imza atanları seyretmek,eskiden prof,doçent hocalarımızı ulaşılmaz görürken,şimdi, yüreklerini sevdiğimiz, bizim olanların,içimizden birilerinin o noktada duruşunu,gururla seyretmek,öylesi keyif verici ki benim için.hem de maske takmamış olduklarını görüp,işte budur dedirttikleri için.sizler,yolarkadaşlarım,hepinize teşekkür ederim,bulunduğunuz noktada,maskesiz yüreğiniz yüzünüzde, gülümsemeyi başarabildiğiniz için.zaten,dediğim gibi erdeminizle arkadaş olmadık mı biz sizlerle.....

11 May 2010

geçen 26 bahardan sonra

bir masaldır yaşamak....ya da hepimiz bir masala doğru mu yaşamaktaydık çocukluk umutlarımızla,bilmiyorum....ama,bu yolculukta,beraber yol aldığımız yolarkadaşlarımız vardı,sonraları hayat, herbirimizi başka yönlere çekip alıvermiş olsa da,bir yerlerde kesişecekti yollarımız ve biz bunu bilmiyorduk.8 mayıs 2010...aradan tam 26 bahar geçmiş ayrı masallara düşeli.. ruhlarımıza,bakışlarımıza eklenmiş baharları,aynı fotoğraf karesinden, tekrar görme zamanınız işte bu bahar demiş ki,tanrı.....buluşmaya giderken,içimde sürekli aynı soruyu soran Nefsere ,bu kez aynı soruyu Okan soracaktı iki saat sonra.....SOR BAKALIM NEFSERE,KAÇ KEZ KONUŞMUŞ Kİ,BENLE.....diye....ama öyle içten,öyle yargılamadan sıcacık soracaktı ki,cevabını bildiğimiz bu sorunun,karşısında ben,kendi kendime günlerdir sorduğum ve eeee,,,şimdi ne konuşabilirim ki,neyi paylaşmıştım ki.....girdabındaki boğuşmayı,boşuna yaşamışım diyecektim .kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar dedikleri an burda işte.....sokakta yakartop oynayan çocuklara balkonun demirlerinin arasından başını uzatarak bakan bir çocuk gibi,uzaktım hep.......tek çocukluk mu tek suçlu.....düşmeden,incitilmeden büyüsün diyenler mi....koruyalım derken,kanatlarının incineceğini,uçamayabileceğini bilemez bazen sevenler.....keşkelerin anlamının olmadığı noktada artık ömür....ama,iyi ki,böyle koskocaman ,sıcacık yüreklere sahip yolarkadaşlarımı vermiş hayat bana ...ki,bana aynı soruyu soran iç sesime,Okanın sorusuna gülümsediğim rahatlıkla dönüp bakamamaktaydım.kalkanlar yaparız kimimiz,bu bazen şımarıklık olur,bazen buz dağı gibi çok soğukluk.....ardındaki,gerçeği, ne kalkanı takan bilir,ne kalkana maruz kalanlar.....balkonun demirleri gibi .....bildiğim tek gerçek var,yüreğim sizleydi.,sizler bu kalın soğuk duvarların ardını nasıl görebilirdiniz ki ,.....orda bir köy var uzakta,gitmesekte gelmesekte ...o köy bizimköyümüzdür....... ve bu akşam, köyün benim köyüm olduğunu yaşamanın ,ne denli içimi ısıttığını,sizlere sarılırken,yüreğimin yüreklerinize değdiğini söylemek istedim hepinize dyun beni....,geçmiş masalımın kahramanları ,yüzümde koskocaman bir gülücük kondurdunuz bu gece... evime dönüş yolumda,hiç umursamadan,gecenin bir vakti,bir başına araba kullanırken, kocaman kocaman niye gülümsüyor ki derlermi diye....

bir masaldır yaşamak....ya da hepimiz bir masala doğru mu yaşamaktaydık çocukluk umutlarımızla,bilmiyorum....ama,bu yolculukta,beraber yol aldığımız yolarkadaşlarımız vardı,sonraları hayat, herbirimizi başka yönlere çekip alıvermiş olsa da,bir yerlerde kesişecekti yollarımız ve biz bunu bilmiyorduk.8 mayıs 2010...aradan tam 26 bahar geçmiş ayrı masallara düşeli.. ruhlarımıza,bakışlarımıza eklenmiş baharları,aynı fotoğraf karesinden, tekrar görme zamanınız işte bu bahar demiş ki,tanrı.....buluşmaya giderken,içimde sürekli aynı soruyu soran Nefsere ,bu kez aynı soruyu Okan soracaktı iki saat sonra.....SOR BAKALIM NEFSERE,KAÇ KEZ KONUŞMUŞ Kİ,BENLE.....diye....ama öyle içten,öyle yargılamadan sıcacık soracaktı ki,cevabını bildiğimiz bu sorunun,karşısında ben,kendi kendime günlerdir sorduğum ve eeee,,,şimdi ne konuşabilirim ki,neyi paylaşmıştım ki.....girdabındaki boğuşmayı,boşuna yaşamışım diyecektim .kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar dedikleri an burda işte.....sokakta yakartop oynayan çocuklara balkonun demirlerinin arasından başını uzatarak bakan bir çocuk gibi,uzaktım hep.......tek çocukluk mu tek suçlu.....düşmeden,incitilmeden büyüsün diyenler mi....koruyalım derken,kanatlarının incineceğini,uçamayabileceğini bilemez bazen sevenler.....keşkelerin anlamının olmadığı noktada artık ömür....ama,iyi ki,böyle koskocaman ,sıcacık yüreklere sahip yolarkadaşlarımı vermiş hayat bana ...ki,bana aynı soruyu soran iç sesime,Okanın sorusuna gülümsediğim rahatlıkla dönüp bakamamaktaydım.kalkanlar yaparız kimimiz,bu bazen şımarıklık olur,bazen buz dağı gibi çok soğukluk.....ardındaki,gerçeği, ne kalkanı takan bilir,ne kalkana maruz kalanlar.....balkonun demirleri gibi .....bildiğim tek gerçek var,yüreğim sizleydi.,sizler bu kalın soğuk duvarların ardını nasıl görebilirdiniz ki ,.....orda bir köy var uzakta,gitmesekte gelmesekte ...o köy bizimköyümüzdür....... ve bu akşam, köyün benim köyüm olduğunu yaşamanın ,ne denli içimi ısıttığını,sizlere sarılırken,yüreğimin yüreklerinize değdiğini söylemek istedim hepinize dyun beni....,geçmiş masalımın kahramanları ,yüzümde koskocaman bir gülücük kondurdunuz bu gece... evime dönüş yolumda,hiç umursamadan,gecenin bir vakti,bir başına araba kullanırken, kocaman kocaman niye gülümsüyor ki derlermi diye....

8 May 2010

masalsı pırıltılarım

masalsı pırıltılarım

bir masaldır yaşamak....ya da hepimiz bir masala doğru mu yaşamaktaydık çocukluk umutlarımızla,bilmiyorum....ama,bu yolculukta,beraber yol aldığımız yolarkadaşlarımız vardı,sonraları hayat, herbirimizi başka yönlere çekip alıvermiş olsa da,bir yerlerde kesişecekti yollarımız ve biz bunu bilmiyorduk.8 mayıs 2010...aradan tam 26 bahar geçmiş ayrı masallara düşeli.. ruhlarımıza,bakışlarımıza eklenmiş baharları,aynı fotoğraf karesinden, tekrar görme zamanınız işte bu bahar demiş ki,tanrı.....buluşmaya giderken,içimde sürekli aynı soruyu soran Nefsere ,bu kez aynı soruyu Okan soracaktı iki saat sonra.....SOR BAKALIM NEFSERE,KAÇ KEZ KONUŞMUŞ Kİ,BENLE.....diye....ama öyle içten,öyle yargılamadan sıcacık soracaktı ki,cevabını bildiğimiz bu sorunun,karşısında ben,kendi kendime günlerdir sorduğum ve eeee,,,şimdi ne konuşabilirim ki,neyi paylaşmıştım ki.....girdabındaki boğuşmayı,boşuna yaşamışım diyecektim .kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar dedikleri an burda işte.....sokakta yakartop oynayan çocuklara balkonun demirlerinin arasından başını uzatarak bakan bir çocuk gibi,uzaktım hep.......tek çocukluk mu tek suçlu.....düşmeden,incitilmeden büyüsün diyenler mi....koruyalım derken,kanatlarının incineceğini,uçamayabileceğini bilemez bazen sevenler.....keşkelerin anlamının olmadığı noktada artık ömür....ama,iyi ki,böyle koskocaman ,sıcacık yüreklere sahip yolarkadaşlarımı vermiş hayat bana ...ki,bana aynı soruyu soran iç sesime,Okanın sorusuna gülümsediğim rahatlıkla dönüp bakamamaktaydım.kalkanlar yaparız kimimiz,bu bazen şımarıklık olur,bazen buz dağı gibi çok soğukluk.....ardındaki,gerçeği, ne kalkanı takan bilir,ne kalkana maruz kalanlar.....balkonun demirleri gibi .....bildiğim tek gerçek var,yüreğim sizleydi.,sizler bu kalın soğuk duvarların ardını nasıl görebilirdiniz ki ,.....orda bir köy var uzakta,gitmesekte gelmesekte ...o köy bizimköyümüzdür....... ve bu akşam, köyün benim köyüm olduğunu yaşamanın ,ne denli içimi ısıttığını,sizlere sarılırken,yüreğimin yüreklerinize değdiğini söylemek istedim hepinize dyun beni....,geçmiş masalımın kahramanları ,yüzümde koskocaman bir gülücük kondurdunuz bu gece... evime dönüş yolumda,hiç umursamadan,gecenin bir vakti,bir başına araba kullanırken, kocaman kocaman niye gülümsüyor ki derlermi diye....